Güvenliğiniz bizim için önemlidir!
|
 |
Basında Lüfer
|
|
Boğaz'da mevsimsiz 'lüfer' bereketi
40 yıl önce bir takada karısının yaptığı köfteleri satan Kemal Hoşgör'ün başlattığı Boğaz turu,
bugün yılda 50 bin kişiyi taşıyan 'Lüfer tekneleri'ne dönüştü.
Devlet protokolünden yabancı ülke devlet adamlarına,
kaçamak meraklısı ünlülere kadar Boğaz sefası isteyenlerin ilk tercihi bu dev tekneler.
Boğaz'da bir şeyler oluyor! Mevsimi değil ama bir 'lüfer' bereketi var ortalıkta. Neden söz ettiğimizi anladınız herhalde. Dünyanın en eşsiz su yolunda bir aşağı bir yukarı dolaşan, içinden yükselen şen kahkahaların Boğaz'ın sularına çarpıp ikiye katlandığı, tokuşturulan kadehlerle anıların denize serpildiği Lüfer teknelerinden. En son Türkiye'den göçmüş olan Rumlar'ın
'İstanbul'da Buluşma: Bugün ve Yarın' konferansı ertesinde duyduk isimlerini. Çünkü Yunanistan'dan, Avrupa'nın pek çok ülkesinden,
ABD'den İstanbul'a gelen Rumlar konferans ertesinde Boğaz hasretlerini dindirmek için bu tekneleri tercih etmişlerdi.
Ama öğrendik ki bu konuda yalnız değillermiş. Büyük bankalar, holdingler, aklınıza gelebilecek bütün büyük şirketler
de çeşitli kutlamalar için Lüfer teknelerini tercih ediyormuş. Öyle ki yılda yaklaşık 50 bin kişiyi
Boğaz sefası eşliğinde ağırlayan Lüfer teknelerine Moto GP ve Formula yarışçılarından Irak Dışişleri Bakanı
Hoşyar Zebari'ye, Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyannis'ten Gürcistan Dışişleri Bakanı Salome Zurabişvili'ye, Hollanda
Başkonsolosu Marco Hennis'ten Ukrayna Başbakanı Yulia Timoşenko'ya neredeyse bütün protokol davetlileri misafir olmuş.
Hatta Türkiye'de basınla kovalamaca yapmaktan sıkılan ünlüler bile çareyi Lüfer teknelerinde kaçamak buluşmalarda bulmuş.
Zerrin Özer, Deniz Seki, Erkan Yolaç, Fatih Altaylı, Türker İnanoğlu, Levent Yüksel, M. Ali Alabora, Meral Tamer,
Mustafa Sandal, Okan Bayülgen, Sertab Erener, Sezen Aksu taka tipi Lüfer teknelerinin müdavimi ünlülerden bazıları.
(15.07.2006 - Akşam Gazetesi - Hüseyin Akkaş)
Haberin tamamı...
|
Lüfer, şimdi de yüzer butik otel yapacak
21 adetlik dev filosuyla her türlü organizasyona ev sahipliği yapan 'Lüfer Tekneleri' yüzer butik oteliyle hem dolaştıracak hem konaklatacak.
Adını İstanbul'da ev sahipliği yaptığı tekne organizasyonlarıyla duyuran 'Lüfer' şimdi de yüzer butik otel hizmeti vermeye hazırlanıyor. 21 adet dev bir filo haline gelen 'Lüfer Tekneleri' yüzer butik otelle her türlü tanıtım ve toplantıya ev sahipliği yapar hale gelecek. Lüfer Tekneleri Genel Müdürü Cem Hoşgör, henüz proje aşamasında olan Yüzer Butik Otel'i önümüzdeki yıl faaliyete geçireceklerini belirterek "Gelen müşteriler otelde alabilecekeri tüm hizmetleri bu teknede temin edebilecek. Aynı anda hem iş toplantısı hem gezi hem de konaklama olabilecek.
Otele gideyim üzerimi değiştireyim sıkıntısı kalmayacak" diye konuştu ve ekledi: Yabancı misafirlerine İstanbul turu attırmak zorunda kalan iş adamlarına yoğun trafik engel olmayacak.
(04.09.2005 - Sabah Gazetesi - Zeynep TAN)
Haberin tamamı...
|
Boğaz'ın eğlence filosu
İstanbul Boğazı'nın kıyılarında eğlenmekten sıkıldıysanız, bir de üzerine çıkmayı deneyin. Hepsi müzik sistemi ile donatılmış, her yaş grubuna hitap edebilecek organizasyonun gerçekleştirilebileceği 21 tekne sizleri bekliyor.
İstanbul Boğazı'nın üzerinde 24 yıl önce doğan bir müessese Lüfer Tekneleri. Kemal Hoşgör'ün, daha doğrusu Kemal Kaptan'ın, lüferin bol olduğu bir sezonda kazandığı parayla satın aldığı küçücük bir taka ile başlayıp bugün bin kişilik davetlerin verildiği yüzer salonlara dönüşen başarının, becerinin ve tecrübenin öyküsü aslında.
"Boğaz'da yemek yemekten hoşlanmıyorum" diyenine rastlamadım bugüne kadar. Fakat Boğaz'ı kıyılardan seyretmek yerine, tam kalbine konuk olmanın keyfi bambaşka bir duygu. Böyle keyifli bir gezinti sırasında görüştük Lüfer Tekneleri'nin şu anki işletmecisi Cem Hoşgör ile. Cem Hoşgör, Can ve Cenk isimli kardeşleri ile birlikte babası Kemal Kaptan'dan devraldığı Lüfer Tekneleri'ni çok kısa bir sürede geliştirerek bugünkü haline getirmiş. "Babam ömrünü deniz üzerinde geçirmiş bir insan. Balıkçılık yapmış yıllarca. Daha sonra yalılar arasında deniz taksiciliği yapmaya başlamış.
O dönemde Boğaz'ın iki yakasındaki bütün yalıların sakinleri tanırmış babamı ve severlermiş de. Yine yalı sakinlerinden gelen istek üzerine takasında yemek organizasyonu yapmaya başlamış ve zamanla bu bir Boğaz geleneği haline gelmiş" diyerek anlatıyor Can Hoşgör, işletmenin başlangıcını.
O zamanlar Boğaz üzerinde böyle bir hizmet veren başka bir işletme yok. Verilen hizmet kaliteli, yer de İstanbul Boğazı olunca, taleplerin ardı arkası kesilmemiş tabii.
Zamanla, mevsimlik olarak başka tekneler kiralanarak eklenmiş Lüfer Tekneleri'nin filosuna. İşler büyüyünce de Kemal Kaptan, çağırmış oğullarını ve işlerin yoğun kısmını devretmiş onlara. Kendisi de, ilk göz ağrısı teknesi ile, kadim dostlarını Boğaz'ın üzerinde ağırlamaya başlamış. Kemal Kaptan elini çekmiş ama işler durmamış.
(23.07.2004 - Tempo - Ersin SÜZER)
Haberin tamamı...
|
Hiç Vukuatımız Yok
Çok kapsamli tekne organizasyonlari yapiyoruz. Bugüne kadar hiçbir kaza yapmadik ve hiçbir vukuatimiz yok. Insanlar da bunu bildikleri için bizi tercih ediyorlar. Kaza yasamamamizin nedeniyse, teknelerimizde, kaptanindan personeline kadar herkesin ehliyet sahibi, egitimli ve tecrübeli insanlar olmasidir.
|
OKULLA BITMIYOR
Bogaz'in sularina açilacak herhangi bir tekneyi kullanacak olan herkesin kaptan ehliyeti olmasi lazim. Ben Denizcilik Meslek Lisesi mezunuyum. Her mezun gemi kaptani olarak çikar ama ben aile sirketimiz oldugu için gemiyi tercih etmedim, kendi teknemizde çalisiyorum. Ama bu is okulla da bitmiyor, tecrübeyle bitiyor.
|
KENDINE HAS AKINTI
Bogaz'da asiri bir trafik var ve gerçekten tehlikeli. Bu yogun trafigin içinde uzun süre yasadiginiz zaman her türlü tehlikeye karsi refleksleriniz gelisiyor. Bogaz'da yasanan kazalarda hava kosullarinin hiç olumsuz etkisi olmaz. Ama Bogaz'in kendine has akintilari var. Bunlari bilmek gerekir.
|
TEKNE DE ÖNEMLI
Sahil Güvenlik, iki yildir titiz davraniyor, sürekli kontroller yapiyor, ehliyetsiz kisi ya da tekneleri Bogaz trafigine çikarmamaya çalisiyor. Yalnizca personelin profesyonel olmasi yeterli degil. Teknenin de denize elverisli olmasi lazim. Yangin söndürme sistemleri, can yelekleri, batma sirasinda kurtarma ekipmanlari gibi ayrintilar da önemli. Liman Baskanligi'nin denetimleri de iyi.
|
EHLIYETE BAKIN
Bogaz'da meydana gelebilecek kazalari, yasanabilecek tehlikeleri herkes biliyor ama herkes üzerine düsen görevi yapmiyor... Bogazda yemekli tura çikacak olan müsterilerin en azindan o teknenin kaptaninin ehliyetinin olup olmadigina bakmasi lazim.
|
KANDILLI RISKLI
Bogaz'in en tehlikeli noktasi, en keskin virajin bulundugu Kandilli'dir. Bogaz'in seyir istikameti ayni karayolundaki otomobillerde oldugu gibi, sagdan çikis, soldan inistir. Ancak bunun tersini yapan tekneler var. Bogaz kiyilarina kontrol kuleleri yapilinca belki durum daha iyi olacak. Kazalarin en önemli nedeni teknelerin kapasitelerinden fazla yolcu almasi. Bu önlenirse, kazalarda azalma olur.
|
LAILA, TAKSIM GIBIYDI
Bogaz trafigi özellikle Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri inanilmaz yogun oluyor. Milli Takim'in dünya üçüncüsü oldugu aksam, Laila'nin önü Taksim Meydani gibiydi.
|
20 bin dolarlik kurtarma botu
ISTANBUL'un simgesi Bogaziçi'nde yasanan büyük deniz facialari ve kazalar herkesi can güvenligi açisindan yeni önlemler almaya yöneltiyor. Lüfer teknelerini isleten Hosgör Ailesi de müsterilerinin can güvenligine verdikleri önemi, 20 bin dolarlik bir kurtarma botunu filolarina katarak gösterdi. Can Hosgör, bu konuda sunlari söyledi:
''Lüfer adini tasiyan kurtarma botunu 2 yildir planlıyorduk. Bu bot, Rus malı, içi 8 kişi kapasiteli. Olası bir kazada 30 kişi de bu bota tutunabilir. Tek motorlu, 90 beygir gücünde motoru var. 45 mil sürat yapabiliyor. Bu bot ile herhangi bir tehlikeli durum halinde Bogaz'in bir ucundan diger ucuna 5 dakikada gitmek mümkün. Biz Lüfer tekneneleriyle aksam saat 19.00 ile 24.00 arasinda yemekli Boğaz turları yapıyoruz. Lüfer tekneleri limandan çıktıktan hemen sonra, bir kaptan, bir kaptan yardımcısı, bir teknik uzman, bir de sertifikali ilkyardim uzmanindan olusan 4 kisilik profesyonel ekip,
teknelerin seyir rotasini izleyerek hepsine en yakin noktada alarm halinde bekliyorlar. Bütün tekneler limani döndükten sonra botlarin da isi bitiyor. Bazen de müsterilerin acil bir ihtiyaci olabiliyor. Uçaga yetismek, ani hastalik gibi durumlarda da bu botu kullanabiliyoruz.''
|
|
|
|
|
|
|
 |